13 Kasım 2016, Pazar
saat: 04:23


onoharanın ortasında tam ayrılacakken küçük parmağımı yakaladı bi parmaklarımız dolandı elimi tuttu gibi tutmadı gibi.. tepkimden çekinircesine.
çünkü elini ilk uzattığında elimi çektim ufaktan.
biraz öyle durduk salak salak ne konuşuyordum inan hatırlamıyorum bile.
arkadaşlarımdan birinin buna aşık olduğunu söylemiştim.
biliyor görülmek istemediğimi.
yanı sıra 2 gün önce mustafa "zeynep insanlar konuşmasın istiyorsanız onoharada takılmamalısınız umedaya gidin ne bileyim " dedi.
marcos çok confident I dont care free countru you can tell anyone that I like you dedi dedim. güldü.


lucasa dedim dedim sabah, güldü .

sabahın köründe markette buluşmak nedir arkadaş ya
laba gidicekmiş, yine
labdan dönüyormuş zaten ruh hastası
minik bir ruh hastası
eve gidip duş alıp biraz kestirip laba gidicem dedi.
dedim ah marcos ya.. içimden


tuğçe de diyor ki, artık sevgili sayılırsınız allah aşkına..
bilmem arkadaş kalalım demiştik ama saçmalıyor olaylar
sordum sabah, benim senden hoşlandığımı hiç anladın mı
2 kez dedi.
1.si, ee bana ne zaman yemek yapıyorsun diye sorduğunda dedi - diyemedim ki o sıralar ben senden baya vazgeçmiştim o yüzden sikimde değildin o yüzden rahatça soruyordum -
2. si, beraber vakit geçirmeye başlamıştık başbaşa kahve fln dedi. ve aşırı eğleniyordum senle zaman nasıl akıyor anlamıyordum bile dedi..
ama hiçbir zaman için hoşlanıyordur benden dememiştim dedi. hep bi interesti vardır belki diyordum dedi.
sonra sen bana mesaj attım bro, twin, ma brother fln diye dedi.
baya sinirleniyordum aslında dedi. o yüzden cevap ya da tepki vermiyordum. kabul etmiyordum çünkü dedi. why the hell on earth I should be your bro or twin dedi.
güldüm. hayır gerçekten neden? dedi. bi daha güldüm, may be I was trying to convince myself about you dedim. how dedi.. you were my friend and I was trying to see you as a friend and you d never shown any interest to me in a way that I can feel and say "yes he is into me" so I was at a position, who liked her friend and that friend had nothing to do with her dedim. güldü. gerçekten hiç anlamadım, bana geçen hafta "I really like you" diyene kadar sen dedim.
güldü.
güldüm.
sonra,
I like you dedim aniden.

me? diye kaldı gülüp
sonra I like you dedi.

böyle salak salak bakıyoruz birbirimize

SUMİMASEN :D diye bi ses duyduk
yaşlıcana bi teyze gülerek bize bakıyor
kadının bisikletinin önünde duruyormuşuz görmemişiz bile.


anlamsız yani.
muhtemelen birbirimize nasıl baktığımızı gördüklerinde anlıyorlar
o yüzden selmanın kocası bizi 2 kez görüp ikincisinde hayırdır date mi gibisinden bi laf edip, 2 hafta önce beni starbucks ta yakaladığında erkek arkadaşın nasıl dedi.

ki iki hafta önce böyle bir şey yoktu aramızda
bildiğin BROM YAAA diyordum adama.


çılgınlar gibi
www.youtube.com/watch?v=TaD3SgPuccE

buna takıldık. bana yeniden sade dinleten adam...


istanbul
hosting