13 Kasım 2016, Pazar
saat: 12:28


Gurur ve kibir kötü bir şey tabi. Ne kaybettiysem bu iki özelliğimin ağır basmasından kaybettim. İstifam tamamen kibir kaynaklıydı. Ama katlanılmaz bir büroydu. Pişman mıyım değilim.

Bu süreçte ilk bürodan ayrıldığım için pişmanım tabi. Yani haklı nedenlerim olduğu için daha 3 hafta öncesine kadar pişman olmadığımı inatla vurguluyordum. Ama sonra şımarıklığım nedeniyle ayrıldığımı kabul ettim. Birinci kabulleniş gerçekleşti.

İkinci kabulleniş ikinci bürodan istifam hakkında mı gerçekleşmeli? Tanrı bunu kabullendiğim zaman mı önüme güzel fırsatlar sunacak? Belki de Tanrı'nın umrunda değilim, benim saçma sapan kimlik bunalımlarımla uğraşacak vakti bile yok.

Neyse bunlar faidesiz düşünceler. Önümüze bakmakta fayda var.

İçim sıkınıtılarla dolu ama yazacak pek bir şey de yok. Bir nevi admit defeat gibi bir şey oluyor. Şimdi yeraltımdan notları yazacak olursam kendime saygımı yitirmiş olacağım. Daha da kötüsü ruh halim daha da kötü olacak ve bunun kimseye hiçbir "faide"si olmadığını biliyoruz.

Nereden nereye...

Tamam olgun başaklar eğilir, ben dik durdum kırıldım. Bu da ikinci kabulleniş olsun. Amaaan hiç içten değildi. Bedel ödeme zamanı, bakalım...

istanbul
hosting