05 Aralık 2016, Pazartesi
saat: 14:45


Manyakların müziği, dolmuşun içinde yürürken el salladı. 2003 yılının içinden bangır bungur çalıyordu. Oturdum soluklandım ama ne mümkün misafirlerin çocuğu eteğimden çekiştiriyor, oyuncak araba diye bağırıyordu. Ulan otursanıza çok sevgili misafirin çocuğu dedim, zaten arabanın içindesiniz. Ne alemleri var ki olabilir ki ilave araçların? Araç kullanıyor musunuz sorusuna olan iğreti duygularım canlanıverdi araç deyince, ne ki ben sadece amaca ulaşmak için araç kullanırım. Müsait bir yerde indim sonra, çocuklar ve kısırlar ve börekler ve gün teyzeleri dolmuşta kaldı. Büyümüş ve serpilmiştim.

Aradan dakikalar, dakikalar geçti. 30 yaşına girdim, burada herşey çok hızlı oluyor. İyi ki çok hızlı oluyor. Pay ile paydam aynı hızda büyüyünce bir gelişim olmuyor da, sadece rakamlarım büyüyor. Ayhan Hanım pompalı tüfekle havaya ateş açtı, tüm sokak geçmişin pişikli anılarını bırakıp sağa sola kaçıştı. Ben de eve kaçtım.

Ev dediğim de akşamdan ıslatılmış sıvasız duvarlar. Evin gazı, evin pisliği ve çamuru hiç bitmiyor. Halbuki immutor'u hasta olmadan önce almak lazım, anahtarlarını bir gece önceden cebine koyman, birini jurnalleyeceksen cümle alem mevzuyu duymadan jurnallemen, pancur lamen, ramen?

dudaklarımda vel basü badel mevt hakkun evin doğalgazından uyuyakalmışım. Çoklu bir pazar da böyle geçti, gitti işte.

etyen.

istanbul
hosting