07 Aralık 2016, Çarşamba
saat: 09:10


Ağlamak gerekir bazen. İsyan bazen de gözyaşlarında saklıdır. Üzüntü gibi ağlayarak da ifade edilebilir. Köşeme çekilip sessizce ve huzurla ağladım. Biraz üzüntüden, biraz da haksızlıklara karşı isyandan.

Türk olmanın yükü ağır. Biz öyle bir milletiz ki, kendi içimizde bile birbirimizi sevmiyoruz. Biz birbirimizi sevmezken, birlikte yaşamak istemezken, bizden olmayan bizi ne yapsın?

Simon Kuper, "Futbol asla sadece futbol değildir." derken konuyu ekonomik ve sosyolojik olarak özetlemiştir. Ekonomik değeri hayli yüksek olan ve kitleleri etkisi altına alan bu sporun, siyasetten ayrı düşünülmesi de güç tabi.

Dün gece bir kere daha spora siyaset karıştı. Beşiktaş'ım Kiev'e değil, Avrupa Parlamentosu'na farklı yenildi. Böyle laflar etmeyi sevmem ama; Maç öncesinde, sonunda ve sırasında gerek stadyumda, gerek Kiev şehrinde alenen Türk düşmanlığı yapıldı. Şehirde dolaşan ve futbol ile alakası olmayan sıradan insanlar bile sırf Türk oldukları için zarar gördüler.

İsyan bazen oturup bir köşeye sessizce ağlamaktır, bazen ise meydanlara çıkıp sesi kısılana kadar bağırmaktır;

"Eyy Avrupa sen kimsin ya!!!"

istanbul
hosting