|
18 Aralık 2016, Pazar
saat: 10:12
Dün arnavutköy bebek arasında bombalı araç ihbarı yapıldı, araç ve yaya trafiğine kapatıldı.Dünyanın denizi en güzel gören yerinde, kafamı ne zaman sağa çevirsem onun rüzgardan uçuşan saçlarını görür gibi olduğum yer uzun namlulu silahların, postalların gölgesiyle kirlendi. Mezarlığa girişime izin verilmedi, burayı terketmem söylendi.Üniversitedeki hocamın ıraklı ögrencisinin ona dedigi gibi önce ara sıra patlamalar olur sonra her hafta sonra bir bakmışsın ülken elden gitmiş. Bağdat,Halep siz sanıyomusunuz oralar hep savaş yeriydi, Bir zamanlar orada da insanlar el ele sevdiğiyle dolaşıp sokaklarda sevişiyolardı. Çarşıları baharat kokan,kuşları cıvıl cıvıl öten,çiçekleri açan yerler şimdi kan gölü. Sonumuz için önümüzde böyle ayaklı kanıtların olması içimi ürpertiyor. Ülkeye ait aidiyetim yok, hiç bir toprak parçası,hiç bir ideoloji,hiç bir din, hiç bir mezhep insan hayatından değerli olamaz, hiç kimsenin benim sevdiklerimi bir hiç uğruna katletmelerine seyirci kalamam. Israrla savaşa sürüklendiğimiz şu günlerde bir insan olarak korkuyorum. Elimden gelen tek şeyin korkmak,endişelenmek olması kahrediyor beni. | ||
|
|
||