|
21 Aralık 2016, Çarşamba
saat: 09:09
Herşey istediğim gibi gidiyor.Aslında olması gerektiği zamanda ve mecrasında gidiyor ama benim tuhaf geç kalmışlık hissimden dolayı yavaş gidiyormuş gibi geliyor.. Bu haftanın neredeyse tamamını atölyede elime yapışan makinayı tamamlamak için geçirince enerjim etrafımdakilere ve Ravza personeline geçmeye başladı..Bürom inşa edildi,içine şimdilik zavallı görünümde olsalarda bir masa ve koltuk konuldu.Hava tesisatı işler hale getirildi ve hatta Ercan kendi elleri ile duvara bir anahtar takımı monte etti..Şimdiye kadar gözlemlediğim fason parça yapan atölye ile Makina yapan atölye farkı Ravzacılarda da bocalamaya sebep oluyor ama ilk ürünler kamyonlara yüklenmeye başladığında çok hızlı uyum sağlamış olacaklarından eminim.. Sağ elime aldığım mouse ile, 16-17 anahtar dengesini iyi tutturmam lazım onu farkettim..biri ile fazla haşır neşir olunca diğerine karşı hemen bir soğukluk oluşmaya başlıyor..Haftalardır atölyeye inmek için ayak diretmeme bahane üretmeme sebep sanırım bu..Şimdide evde oturup proje çizmektense atölyeye gidip dün akşam istediğim gibi çalışmayan pnömatik tesisatına el atmak için can atıyorum. Sabah uykudan gözümü açar açmaz, valflere körtapa değil susturucu egsoz koyacaktın gerizekalı şeklinde bir vahiy ile karşılanınca içimden bir gülme geldi..Oysa ki gece bu konu hakkında hiç düşünmemiştim nasıl olsa sabah hallederiz diye..Bu zihin denilen şeye hayranmı olayım uyuz mu olayım hala bilmiyorum.. İşte bu geç kalmışlık hissi ve geçtiğimiz haftalarda çıtt diye bir sese sebep olan kandırılmışlık hissi de olmasa fena değil aslında gidişat Bazı şeylere müdahale edemeyeceğimi ve o şeyler ile uğraşırken aşırı vakit kaybettiğimi biliyorum ama geç kalmış bir karakter oturması için uğraşmaktansa bende herkes gibi karakterim oturmuş gibi yapmalıyım sanırım.. | ||
|
|
||