22 Aralık 2016, Perşembe
saat: 23:16


Yine karıştırdım kendimi. Ahmet Kaya dinliyorum bu gece, adam iyi söylüyor.
Hiç kimsenin takmadığı şeyleri takıyorum, hiç kimsenin takılmadığı şeylere takılıyorum. Hep aynı haller yani.




Yok olmuyor çıkmıyor yeni bir yazı kafa saçmalarken.

-Yine ne oldu buna, tam yazmaya başladı derken yine yarım bıraktı cümleleri?
*Sorma bu sefer ben bile çözemiyorum. İşi var, parasını kazanıyor. Hayattan ne bekliyor ki?
-Yok canım beklentiler biter mi? Böyle bir hayat beklemiyordu herhalde.
*Neden iş istiyordu; denizi, hava alanı ve üniversitesi olan bir şehirde ve onların bulunduğu bir şehirde yaşıyor işte.
- Ama denize zaten girmiyor, üniversiteden hiç yararlanmadı, sadece hava alanı işine yarıyor. Hem biliyorsun ki bu şehir değildi, istedikleri olduğu şehir.
*Yok bence memnun bunlardan, bir şeyler elbette eksik ama eksikler hayatta hep var olacak. Ben şehirle ilgili bir sorunu olduğunu düşünmüyorum. Yani biraz sevdiklerine uzak ama burada da bir dolu kişi biriktirdi kendine.
-Haklısın. Yakında çıkar kokusu biraz daha bekleyelim.
*Yok değil, hala yazı yazmaya hazır değil. Biraz daha zaman verelim. Dökülür yine, her zaman olduğu gibi.

İnsan kendi kendinin dedikodusunu yapar mı? Çok ayıp:)
Sustum...



istanbul
hosting