23 Aralık 2016, Cuma
saat: 17:39


son aylarda yeniden şiddet, linç, soykırım üzerine çeşitli araştırmalar okumaya başladım. böylece son iki yılda gerçekleşen şiddeti, şiddetin nasıl teşvik edildiğini ve meşrulaştırıldığını inceleyebileceğim bir çalışmaya başlamayı düşünüyorum. 3-5 sene çabalayıp yazacağım akademik tezin kimin ne işine yarayacağını sorgulamak önümdeki en büyük engellerden birine dönüştü. kendimi bir mafya dizindeki dekor gibi hissediyorum. olan biten her şeye şahit olan, birileri sinirlenince hırsla bir duvara çarpılarak parçalanan ancak gidişatı değiştirecek etkinliği olmayan bir obje. girişeceğim çabanın beni şahitlik konumundan çıkararak yeniden insan yapabileceğini tahmin ediyorum. bir yandan da çocukken istediğim gibi astronomi okumadığım için üzgünüm. dünyadan uzaya bakmak, uzaydan dünyaya bakmaya göre çok daha dingin bir özgürlük olabilirdi. ama ırak'a yönelik askeri harekatın başlaması ve benim çatışma halindeki bir ülkede büyümüş olmam benim için siyaset ve insan haklarını kaçınılmaz bir çalışma alanı haline getirdi. bugün de bu takıntıdan kurtulamıyorum. mekan-zaman'da bir toz tanesi kadar yer kaplamayan ve görünmesiyle yok olması bir varlıkların, kısacık hayatları böylesine şiddetle doldurmaları benim için hala hayret uyandırıcı. her birimizin var olması ilham veren büyülü bir tesadüf ama birbirimize ve kendimize aşkla ve merakla bakmak fırsatını elden kaçırıyoruz.
evrene ve insana heyecanla bakan, meraklı, sevgi dolu çocuklar yetiştirmek isterdim; yine de gördükleri zorbalık karşısında gönülleri kırılacak, hayal kırıklığına uğrayacak çocuklarım olmadığı için şanslıyım sanırım.
bizden sonraki çocuklar bizimkilere benzer yaralar almasın diye iyileşmemiz lazım.

istanbul
hosting