28 Aralık 2016, Çarşamba
saat: 22:06


Patron matematik seviyor, birkac taneden fazla iyi roman sayabiliyor, belli basli filozoflarin isimlerini biliyor, muzikte de cuvallamiyor vs. Ama bir gariplik var. Bu gariplik kendini farkli sekillerde gosteriyor ama gariplik ayni gariplik.

Onceleri pek dikkat etmedim. Ama sonra; profesyonel, sosyal, duygusal ne turlu bilinc durumu varsa, en ozelinden en geneline hepsinde belirmeye basladi. Bu garipligin benim icin kristalize oldugu ornek fazlasiyla spesifik: Girdigim birkac dersinde, ne zaman cok da temel olmayan bir seyler anlatmasi gerekse, oturup bir saat ispatini yazdi. Bunu yaptiktan sonra da, "bunu ispatlayabilir misin hoca" diye durduk yerde cikintilik yapan ogrenciye cevabini vermis magrur akademisyen tavri falan takinmiyor. Bos laflar etmedim; vaktimi, enerjimi harcayip bu konuda soylenebilecek en kesin seyi soyledim size. Iste ispat, ogrenilebilecek ne varsa hepsi burada iste. Benim edindigim izlenim boyle dusundugu yonunde.

Halbuki ispattan ne ogreneceksin ki? Yani, ispatlari calisarak ispat yapmayi ogrenirsin (ki matematikciysen cok onemli). Ya da dusunmus tasinmissindir, bastaki teoremde ya da teorinin hepsinde kafani kurcalayan bir kose vardir... Belki cevabini ispatin icinde bulursun, daha onceden anladigin bir seyden kivrak bir adimla anlamadigin alana zipladiysa... Ama genelde ispat dedigin sey, bastaki kabullerden adim adim, her adimda gecerli bir inference kurali uygulayarak sondaki teoreme ulasilabilecegini gostermekten ibaret. O teoremin ne *anlam* ifade ettigine isaret eden bir sey bulmak zor bu mantik adimlari silsilesinin icinde.

Zaten matematikciler de oturup aksiyomlardan ya da bilinen bir teoremden baslayip, adim adim giderek ulasmiyorlar yeni teoremlere. Bir problemin icinde bir fikir geliyor, yerine oturuyor; yararli, *anlamli* gozukuyor, diger fikirlerle butunluk sagliyor ve muhtemel bir teorem oluyor. Ondan sonra oturup ispatini yapmaya calisiyorlar. Ben matematikci degilim ama gordugum, okudugum bu. Gorduklerim disinda robot matematikciler varsa bilemem.

Hadi dedik ki, hoca oturup anlamdan falan bahsetmek yerine boyle yapmayi seciyor. Nedeni neyse ne, bizi ilgilendirmez, herkes iyi ogretmen olmak zorunda degil. Ama olay bununla bitmiyor. Uzulerek farkettim ki kendisi de matematigin bundan ibaret oldugunu dusunuyor.

Gecen yaz diferansiyel geometri anlatmami istemisti. Ben bir yandan bildigim kadariyla anlatip, bir yandan da, ya ne kadar tatliyim, keske bana da biri meselesinin ozunun ustune basa basa boyle anlatmis olsaydi, diye dusunurken... Uzayin egimli olmasi ne demek?.. Polar koordinatlarda da cemberlerin uzerinde hareket ediyoruz ama uzay yine ayni duz uzay gibi kritik sorulardan bahsederken... Tutup bana "tamam ama bu metrik tensor ne?" diye sormustu. Iste anlatiyorum ne oldugunu, egimli olmak ne anlama geliyor... "Ama ne bu metrik tensor?" Sonra kitaptan bakip, bir koordinat sisteminde koordinatlarini yazinca, ic carpim falan fismekan anlatinca rahatlamisti. Koordinat temsilini bilince ne oluyor ki? Adam, o kitaptaki birkac adimi takip edip, sayilari hesaplamayi ogrenince meselenin ne oldugunu anladigini dusunuyor.

Felsefe icin "bos problemlerle ugrasiyorlar" derken de boyle dusunuyor. Felsefi dusuncenin "ispati" yapilamadigi icin. Yine ayni nedenle etraftaki insanlara aptal falan diyor. Akilli olduklarini ispat etmedikleri icin. Yine ayni nedenle, kendisi sadece dumen tutmasina ragmen ogrenciler onlara verilen sacma sapan islerden sinegin yagini sikip hasbelkader bir seyler cikarinca da kendisinin basarili oldugunu dusunuyor. Cunku mantik olarak, adim adim gidersek, o para bulmasa, ogrencilere vermese, acliktan oleceklerinden o isleri cikaramazlar. QED.


istanbul
hosting