16 Ocak 2017, Pazartesi
saat: 23:43


Bugün Berlin südkreuzdan trene binip, Praga geldim. O kadar güzel bir yer buldum ki trende sıcak temiz kimsesiz, okuma ışıklı, wi-fili. Ayaklarımı uzattım.
Praga bir tek ben geliyormuşum herhalde.Eğer trende kaybolan kadın olsam beni arayacak kimse yok.
Varınca önce çok kırgın bir exchange ofis görevlisiyle karşılaştım. Aslında hiç az para teklif etmedi ama ben bi an durunca, siz nasıl bir şey düşünmüştünüz öyle de yapabiliriz diyince bu kesin beni kazıklıyor dedim. Ben düşünmedim belki iyidir teklifiniz ama şöyle bir dolanıcam.
Ben böyle şeylerden hiç hoşlanmam dedi,
Neden bu kadar üzüldünüz, diyelim Rusyaya gelmişsiniz, önce bi bakmaz mısınız diye kendimi aklamaya çalıştım. Şu an Rusya'da değiliz diye gereksiz bir patrio havasına girdi.
Sorry dedim yani, abi üzdüysek, ağladı sanırım.
Sonra hemen ilerde, daha fena bir fiyata değiştim. Ama az değiştim. Biletlerimi falan hep hallettim. Metroya sonra 22 numaralı tramvayı aldım. Hava -3, gocuklar kürkler gırla gidiyor. Buzlanma var, tuzlanma yok. İşte Pragın en sevdiğim özelliği...Devlet çok tembel, bi tek ulaşımcılar işi götürüyor. Binali keşke buraya başbakan olsa da akılları başlarına gelse.
Sonra tramvaydan indim. Airbnb evimin önünde durdum.
Sağım ve solumda alabildiğime alan karla kaplıydı ve sokakta bekleyen tek ben vardım. Elimde bavulum vardı. Adamım Daniel", 2 dakka" diye meaj attı. Sonra bir adam yaklaştı, ben daha misafir gibi durduğumdan elin adamına yaklaşmadım. Beni görmüyordu, telefonunu çıkardı.Belki de o değildi. Orada görülecek tek bir şey varsa o da bendim aslında. En azından bavulumdu. Belki de o değil. Çünkü elinde bir şişe şarap vardı, otomatı açsana mesajlaşması belki Çeklerde de yaygındır.
Sonra benim telefonuma mesaj geldi. Evin önünde bekliyorum diye. Eh işte ya dedim telefonu sallayarak. Ha dedi. Neyse evi gösterdi, yerel şarap yapan yerleri anlattı. Bana postaneleri anlat dedim Daniel, emekli maaşı kuyruklarını anlat. Turistik bilgilerle yetindi.
Sonra buranın tescosuna gittim. Carbonara yaptım hep yermişim gibi. Sanırım krema yerine kefirle yaptım ama böylesi daha lokal.
Tam karşımda dev bir meydan ve oraya dikilmiş bir anıt var. Tepesinde saat.
Ben biraz kör olduğum için herifin biri pencereden bana bakıyor oraya çıkmış da zannettim. Ama oraya monte bir asker. Çünkü kıpırdamıyor googledan tasdik ettim.
Yarın hep yürüyeceğim bakalım.

istanbul
hosting