|
24 Ocak 2017, Salı
saat: 23:58
1) Sene 2005'de MS (gibi!) denen lanet teşhis konuldu hayatıma. 2) Aynı sene MS tedavisine başladım. Hayatımda yeni yeni eziyetler serüvenine girdim. Önce boss sıvısı alındı ardından kortizon tedavisine başladım. 7 gün serum yedim. 7 günün sonunda kortizon hapı kullandım 1 ay süresince. EEG, EMG gibi testlerden geçtim. Vücudumun her yerinden kaslarımı ölçmek adına elektrik yedim. Özellikle ayak bileklerimden verilen elektrik çok canımı yakmıştı. 17 yaşında bunlarla savaştım.Ki o sıralarda ÖSS'ye hazırlanmam gerekiyordu. Bu boktan hayatta belki iyi bir şey olabilicekken yani sayısaldan giricekken bu lanet hastalıkla savaştım. İlk zamanlar tıpkı grip, ateşli hastalık gibi 1 haftada düzelicem sanıyordum. Hatta derslerden geri kaldım diye Tıp Fakültesinde yatarken, posta gazetesinin o zamanlar verdiği ÖSS denemelerinden çözdüğümü bilirim. 3) Niteki ÖSS'de ilk denemem hüsranla geçti. Oyıl bir garip kısmi felçler, uyuşmalar ile bok gibi bir yıl geçirdim. 2. senemde daha kolay olur ümidiyle ÖSS sınavına Eşit Ağırlıktan hazırlandım. Nitekim Yıldız Tekink İktisat'ı kazandım ki bu boktan senede bile 20820. olarak 29000 lik yere girdim. yinede olsun dedim. üniversitede istanbul'daydım. istediğim bir şeydi. ama yinede hastalığım yüzünden istediğim hayatı dizginleyerek yaşadım. hatta bir kere arkadaşlarımla erasmusa gidicektim. yine istediğim bir şey karşısında bir darbe yemek durumunda kaldım. yeni bir atak geçirdim. arkadaşlarım erasmusdayken ben Samsun'da tedavi gördüm. Haftada 1 kere artık kendime iğne yapıyordum. 4 yıl bu şekilde geçti. İğne olduğum zamanlardada çok dikkat etmek zorundaydım. olabildiğince dikkat etmeye çalıştım. iğne olduğum gün ve ertesi günün ne denli zor geçtiğini hala hatırlarım. 4) Nitekim 4 yılın sonunda iğneyi bıraktım. mezun oldum. Sağlık hayatım yüzünden staj yapamadığım için girdiğim kurslarla belki iş bulurum diye düşündüm. 3 yıl içinde sayısız mülakata ve sınava girdim. çoğunda başarılı olmama rağmen işe giremedim. 5) neyse 2016 ekim'de Ankara büyük bir firmanın istemediğim pozisyonunda (muhasebe) işe başladım. iş hayatımda aynı hayatım gibi kötüydü. çok zor başladı iş hayatım. zaten iş yüzünden bir daha asla gitmem dediğim Anakara'da vaktimi geçiriyordum. her şey biraz düzelicek galiba dediğimde hep bir olay başıma geldi. önce cep telefonum çamaşır makinasında yıkandı. Ardından evime hırsız girdi. Yaklaşık 7000 tl lik malımı çaldı. 3 senedir uğraştığım şeyler yine boka gitti yani. Ne diyim daha. Şimdi size soruyorum? Ankaraya mı suç atıyorum sadece buna siz karar verin. | ||
|
|
||