|
27 Ocak 2017, Cuma
saat: 18:54
Bazı geceler,atladığı tahmin edilen saatte,binanın tepesine çıkarken düşlüyordum onu. Elinde ustura, birazdan bileklerini kesecekti. Emin adımlarla tırmanıyordu basamakları. Bu onun son yorgunluğuydu. Nihayet bir gece,bedenimi sürükleyerek çıktım o binaya. Atladığı noktaya geldiğimde,titreyen,terli bacaklarımdan ve onların arasında saklanmaya calışan,buruşuk,çirkin yaratıktan iğreniyordum. Sıçradım birden,zeminde kan damlaları vardı,bileğinden akmış olmalıydı. Çarpılmıştım,evren ölmüştü. Narin tenine sertçe giren usturanın kestiği bilekten akan kanlar yüzüme çarpıyordu. Biri beni dövüyordu sanki,hayalarıma tekme yiyormuş gibi kıvranıyordum.Sırtüstü yattım zemine. Titremem durmuyordu acıdan ölecektim. Elim güçsüz ve olabildiğince yumuşak,kan lekelerinde gezindi. Kendimi biraz toplayıp aşağı baktım. Şiddetli bir inilti duydum ağzımdan. Ağzımı ellerimle kapattım. Soluksuz kalmıştım. Bir türlü sakinleşemiyordum. Gözyaşlarıma şaşırıyordum. Ve alçakça birilerinin bu halime tanık olmasını diliyordum Omuzlarımdaki elleri hissettiğimde korkum had safhadaydı. Gözümü güçlükle açtım,genç bir çocuk esmer yüzlü,kaygılı. Site bekçisiymiş. Hani şu evren'i bulan adam. Orada bulunuş nedeni olarak evrenin dostu olduğumu söyledim. Güçlü kollarıyla bir çocuğu tutar gibi sardı beni. Ölenle ölünmüyor abi dedi. Biliyorum dedim beni acıtan da bu ya. Ölemiyorum veölümden daha ağır bişey var mı bilmiyorum. Ağlıyordum .Bir yandan bilincim dipdiri işliyor,merak ettiklerimi öğrenmem için sıkıştırıyordu beni.Ölüyü nasıl gördüğünü sordum. Anlattı; Saati parıldıyormuş ay ışığında,bir görsen yürek dayanmazdı haline. İnsan bunu kendine neden yapar ki. Gördüklerim günlerce gözümün önünden gitmedi.Yemek yiyemedim uzun zaman,evren gerçekten ölmüştü.Kendimden tiksiniyordum hala yaşadığım için. Aşık mıydın abi dedi bekçi. Durdum bu çok ağırdı çünkü. Yutkunamadım. Koyu bakışları üzerimdeydi ve cevap bekliyordu. Cesaret edip de cevap verebilir miydim? Boğazımı temizledim. Cevabım kendimeydi. Yaşarken hayır, dedim. Devamını bekler halde sustu,gözlerini kırpıştırdı. Ve aklı devamını söyledi ona. İkinci kez bir ceset bulmuş gibi,fakat ilkinden çok daha büyük bir dehşetle yüzüme baktı. Birden bıraktı beni. Hiçbir şey söylemeden hızla doğruldu. Karanlığa karışıp yok oldu. Biraz olsun arınmıştım sanki. Artık o kadar da aşağılık değildim. Gözyaşlarımı sildim. Evren'in kan damlalarını sevdim yeniden,tenini sever gibi. Aynı parmaklarla mezarını açmalıydım. Ve ölü tenine dokunmalıydım onun. www.youtube.com/watch?v=tjJ8cHUkAEo | ||
|
|
||