18 Şubat 2017, Cuma
saat: 00:30


Patron çıldırdı, şampiyonluk istiyor!

Yani heralde istifa etmeyecek olsaydım şu anda stresten ülser olmuştum. Şirkette herkes o kadar gergin, o kadar mutsuz ki bütün bu kaostan kurtulacak olmama sevindiğim kadar, aynen devam edecekler için de bir o kadar üzülüyorum. Ne diyim. Allah kurtarsın.


Sabah erkenden kalkıp evi temizlemem, çamaşırları yıkamam, kuaföre uğramam, vize için fotoğraf çektirmem ve dişçiye gitmem lazım. Bütün bunları da öğleden sonra bitirmiş olmalıyım zira abim geliyor. Bir kaç gün bende kalacaklarmış.


Geçenlerde uzun bir aradan sonra oturdum ağladım biraz. Pms de değilim halbuki. Tetikleyen şey A. oldu, mail atmış. Bunca zaman sonra neden benimle iletişim kurmak istediğini sormuştum ve bir türlü cevabını alamamıştım. Nihayet cevap vermiş. İçim burkuldu çünkü en nihayetinde A. da benim gibi ilişkiler konusunda sınıfını geçemeyen başarısız bir öğrenci gibi. Ne yapsak olmuyor. Çalışıyoruz, olmuyor. Ödevlerimizi yapıyoruz, olmuyor. Hocaya yalvarıyoruz, olmuyor. Birbirimizden kopya çekiyoruz, hiç olmuyor. Kızamıyorum adama. Daha çok kendime kızıyorum.


Bazen merak ediyorum; bu hayatta acaba neyi başaracağım ya da başardım da farkında değilim? Bilemedim.

Neyse, hedeflerim var en azından.

1. Barı açıyorum.
2. Ayla'yla aramı düzeltiyorum.
3. Babamı yanıma aldırıyorum.

Olay bitmiştir!
:)



istanbul
hosting