18 Mart 2017, Cumartesi
saat: 10:56



Dağlarında çiçeklerin açtığı,altın güneşin sırmalar saçtığı yerdeydim.Kordonda sefalet içinde oturan bir adam yanında yatmış iki sokak köpeği,birinin kulağı kesik.Adam dudaklarını aralıyor ama mırıldanıyor mu,dileniyor mu,şarkı mı söylüyor uzaktan anlaşılmıyor.
Yanına gidiyorum, katlayıp altına koyduğu bacaklarını ben gelince düzeltiyor, bunu büyük ihtimal çıplak ayaklarını görmem ve ona acımam için yapıyor.
Elimi cebime atıyorum bozuk varsa vermek için,şansına epey şıngırdıyor cebim. Çıkarıp veriyorum işte ne varsa.
Allah razı olsun diyor eyvallah diyorum geçiyorum.

Ertesi gün oluyor, gene jilet gibi olmuşum sevgilimin yanına gidiyorum acelem var Manisa'dan gelen otobüsü karşılamam gerek. Dün para verdiğim dilenci gene karşıma çıkıyor. Tanıyor beni gülümsüyor,bende ona gülümsüyorum. Hey hey diye bağırıyor bana dönüp bakıyorum.Elinde bir kağıt var. Bana veriyor epey buruşmuş ve kirli bi kağıt. İçini açıyorum bir telefon numarası birde adres. Yaz bana mutlaka yazıyor.Yazamıyosan da ara çok yalnızım diyor.

Anlam veremiyorum pek. Neyse diyip dönüp gidiyorum,Tuğçe'yi alıyorum ve izmir'in altını üstüne getiriyoruz. Akşam dönerken kordon boyuna geçiyoruz gene gözlerim o dilenciyi arıyor. Tuğçe bunun farkında iyi misin diye soruyor.
İyiyim diye geçiştiriyorum. Kim lan bu adam diye kendi kendime soruyorum.
O akşam kızı evine bırakıp otele döndüğümde adamı aramak istiyorum telefonu çeviriyorum ama kimse cevap vermiyor. Sonra oturup yazıyorum. Ne yazacağımı bilmeden. Kimsin nesin in misin cin misin diye soruları sıralayıp yolluyorum ertesi gün. Ve o gün İstanbul'a dönmem gerekiyor. Dönüyorum. Aklım o adam da. bu gizemli haller epey kafamı çelmiş durumda.Aslına bakarsanız kendisine bişey yapmasından korkuyorum.
Cevap gelmiyor 1 hafta 2 hafta 3 hafta. Yok. çıt yok. Telefon açılmıyor,adrese dönülmüyor

İzmir'e gidiyorum 3 haftasonra bi haftasonu sırf bu adam için. O adreste ne var görmem gerekiyor.

Bayraklıda bir gecekondu mahallesinde oturuyormuş,yani en azından adres burası. Kapının önünde derme çatma bir posta kutusu ve mektuplarım içimde.
Kapıyı camı tıklatıyorum kimse yok, Harabe gibi yer,kimsenin olmaması gayet doğal aslında diyorum.

Ama bu mektuplar burada demek ki bu adam burdaymış yoksa hepsi iade edilirdi diyorum. 3 tane arka arkaya yazılmış halde bekliyorlar.
Ben alıyorum onları yapacağın işi sikeyim diye sövüyorum adama.

Gelmişken manitamı görüp öyle dönüyorum İstanbul'a buraya gelişimin tek güzel yanı bu oluyor.

Dün gece bu anlattığım olayın üzerinden tam 7 sene sonrası.
Çorbada tuzun olsun diye bir oluşum var. Duyuru yaptılar akşam 20:00 Firuzağa'da bizimle çalışacak gönüllüler aranıyor diye. Canım o kadar sıkkın ki bi işe yarayayım bari diye bu adamların yanına gidiyorum. İki minibüs arka arkaya sokakları dolaşıyoruz cihangirde, beşiktaşta,karaköyde. Evsizlere,sokakta kalanlara çorba,makarna ,meyve suları ve battaniye dağıtıyoruz tek tek.
Her başkasının yanına gittiğimizde hayatın tüm iğrençliği yüzünüze tokat gibi çarpıyor. 3 tane kardeşine bakmak zorunda olan 12 yaşında bir kız çocuğunu görüyorum, masumiyeti ağlatıyor.

En sonunda fındıklı yokuşunda bir adam, görüntüsü dostoyevski'nin resmini anımsatıyor.Saç sakal girmiş birbirine. Beni görünce tanıyor ama ben gerçekten çıkartamıyorum, yanımdakiler şaşırıyor bu duruma. Tanıyor musun diyolar. Çıkartamadım ki abi diyiveriyorum.
İzmir'den ben mektup yolladığın o adam diyor.
Bu adamı bir daha karşıma çıkacağını düşünmediğim hatta ölmüş gitmiştir diye beklediğim o adam olduğunu anımsıyorum o an.

Sen diyorum seni çok aradım yoktun, sana yazdım o kadar hepsini almışsın ama bırakmışsın.
Yazacağını hiç düşünmüyordum ,utandım cevap yazmaya orada bıraktım o evde diyip çıktım diyor.
Olan olmuş zaten o an anlıyorum sosyolojik bir deneyin parçası olduğumu bir farkındalık projesinin odağı haline geldiğimi.

Adam verdiğim kumanyayı alıyor, en son yemeği 3 gün önce yedim diyor. Boş 2 koliyi birini altına tabure digerini tepsiye masa yapıyor. İştahla yiyor yemeğini arkadakiler hadi beyler daha gidecek mahalleler var diyor.

Telefonumu veriyorum adama ara beni diyorum sana yardım edebileceğim şeyler olur mutlaka. Kendime gram faydası olmayan ama etrafındakilere yardım edebilen bir insanım sonuçta.

www.youtube.com/watch?v=nzOYgeaEklA

istanbul
hosting