|
19 Mart 2017, Pazar
saat: 07:00
Sevgilimi özledim. Bu kadar uzaklarda hayatımı sürdürmeye çalışıyorum. Fena da görünüyorum hani. Fakat hayatımın en kotu yıllarının ardından bir terapi gibi geçen zaman diliminde o kadar hızlı iyileştirme ki, o boktan yıllarım olmasa ulaşacağım noktaya hızla ulasiverdim. Sadece bir yıl içinde o kadar güzel ve dengeli bir ilişki kurduk ki, sanki üç yıllık bir ilişkim varmış gibi oldu. Kendiliğinden gelişen rutinlerimiz, anı küçük kacamaklarimiz, her fırsatta kaçtığımiz tatillerimiz... Şimdi aramızda var olan bu kilometrelerce rağmen hala bir kere bile bir kavga etmemiş olmamız, hatta huzursuzluk yaşamamış olmamız... Ben ve uzun ilişki. Gönüllü yaşıyorum resmen, yabancı olma avantajı ile de üstüme saldıran kadınlardan kaçıyorum. Içimden bile gelmiyor. Ama bir şey değişmiyor. Yok. Dokunuşunu unuttum, elini tutmayı unuttum. Pat diye Türkiye'ye onun için gitmiştim. Şimdi cat diye buraya benim için geliyor. Sekiz gün kaldı. Ve ben rutinlerimizi, uzun uzun konuşmalarımızi hayattan keyif alısimizi özledim. Bu böyle ayrı ayrı gitmez yani. Gözlemleme şansım da var, bir sürü kadın, tek birinin sohbeti onunla yaptığımız kahvaltının ya da iş çıkışı bir akşam yemeğinin verdiği keyfin, tatminini onda birini veremez. Sabahlara kadar dans etsek burda o kadınlarla, onunla alakasız bir gece kulübünde ya da konserde uyumsuz kiyafetlerimizle bir saat eğlencenin verdiği doyumu veremez. Gelse de yine döndurse dünyamı. Bunu hissedebilmek de bir keyif değil mı. | ||
|
|
||