21 Mart 2017, Salı
saat: 01:08


Herkes bir boşlukta sallanıp durduğundan bahsediyor.
Yeryüzünün bu kadar sarkacı bir arada nasıl tuttuğuna bir an olsun şaşırmadan.
"Herkes her yerde, kimse kimsede değil" yazıyor bir duvarda.Ama nasıl olur? Herkesin her yerde olduğunu kabullenmek herkesin varolduğunu da kabullenmek olur. İyi de bu nasıl olur!
Kimseyi incitmemek adına alınan bütün yollar, geri veriliyor sahiplerine teker teker. Sonunda alınan yol ile geçilen zaman denklemini eşitleyen hız herkeste aynı olmuyor.Ne yazık...
"Kişi kimseye benzememek için herkese benzeme cesaretini göstermelidir" diyor adam.Bir daha kimseye benzememeyi başaramayacağı ihtimalini düşünmek de gerek. Ne de olsa "koşullar belirler davranışları"mızı değil mi ama? Değil.
Değil, çünkü varolmak demek zamanı ve mekanı aralayabilmek, bir yarık oluşturabilmek demek.
Herkes madem sallanıyor bir boşlukta sormazlar mı sonra; bu kadar salıncağı kim yaptı bu parklara?
"Sorarlar, bir gün sorarlar!"
Hem herkes sallanıyor madem bir boşlukta, bak, aynı cümle bile defalarca kurulabiliyor farklı formlarda, o halde midesi bulanmaz mı dünyanın bunca sallananlardan.
Diyorum ki Alvin; ben bazen duvarların eğriliğine söz geçirmeye çalışırım.Anlamı ötelerim bazen.Çıkıp kahvehanelerde çay içerim sessiz sessiz.İnsanların yüzlerine bakıp birer hikaye uydurmaya çalışmam. Ya da bir şiirin elinden tutmam insanların yüzlerine bakıp.
Diyorum ki Alvin; uzunca bir trende, uzunca bir seyahati düşledim uzunca bir zaman.Hiç bir kondüktür ismimi sormadı daha.Kompartmanlar kokuma alışmadı henüz.Nasıl bir ağrı bu? Koridorda bağıra bağıra, koridorda bağıra çağıra, koridorda sağıra bağıra çağıra, koridorda...Koridor sığmıyor ki koridora!
Diyorum ki Alvin; bir harf yetiyor bir yazıyı bitirmeye.
Diyorum ki Alvin; madem herkes sallanıp duruyor, madem bir değişiklik ya da pek değişiklik belki de hiç değişiklik olmuyor insanların hayatlarında o halde neden dolaşıyor bu karınca yatağımda.
Öpüyorum Alvin, hoşçakal.

 
hosting