23 Mart 2017, Perşembe
saat: 06:26


Ne diyordu adam; "keybettiklerim geri dönsün,sen o zaman gör beni."
Birilerini kaybedince mi daha güçlü oluruz yoksa -adamın da bahsettiği gibi- kaybettiklerimiz geri dönünce mi.(Evet, bu bir soru değil.)
Zaman içerisinde her ikisini de deneyimlememe rağmen bu konu hakkında hala sağlıklı bir sonuca varamıyorum. Kimbilir, belki de burda kaybedilen yahut geri dönen insan olduğu için ve sonuçlar da tıpkı insanlar gibi değişkenlik gösterdiği için hala "tek" bir sonuca bağlayamıyorum bu durumu.
Peki, o halde soru şu: bir sonuca bağlanmayan/bağlandırılamayan her "durum", açık bir kapı, yırtık bir ayakkabı, kırık bir pencere, eprimiş bir halı, çatlamış bir duvar, çiğnenmiş bir sakız, çöle dönüştürülmüş bir gece, kuyunun içindeki yusuf, yatağıma tünemiş karınca, yusufun içindeki kuyu, sahnede susakalmış bir otel-zira her otelin oyunlardan taşan bir yanı, repliklerden inşa edilen duvarları ve makyajlardan akan sureti vardır-, gözlerden düşen bir uyku gibi mi kalacaktır?
+şişşş!ne yapıyorsun.
-ne demek ne yapıyorsun?
+şu yukarda yazılanlardan bahsediyorum. Çoğunun bütünlüğü ilk okumayla anlaşılmayacak satırlar dolusu sözcüklerden bahsediyorum.
-ne olmuş onlara?
+yani ne diye yazdın bunca.yazdın da zamanda bir yarık mı açtın ki ışık ordan sızsın içeri.
-bi dakika. sen demin cohen'den bir alıntıyı mı yüzüne gözüne bulaştırdın.
+olmadı mı? heralde olmadı.neyse de, ne diye yazdın onca şeyi.kendi kendine (sözümona) felsefi sorular sorup teatral tiradlar mı atıyorsun.
-eğleniyordum sadece.beyin kıvrımlarımın üzerinde, içine bindiğim mavi çamaşır leğeniyle sörf yapıyordum. tam midem bulanmışken sen çıkakustun.
+ne diyorsun allasen.
Diyorum ki Alvin; insan benzemez kendine.bu yüzden her defasında ısrarcıdır aynaya bakmakta.
Diyorum ki Alvin; karanlıkta basamazsın gölgene.sırf bundandır ışığa olan özlem.
Diyorum ki Alvin; yatağında karınca, yastığının arkasında kelebek bulunan adamın uykusu nereye düşer.
Öpüyorum Alvin, hoşçakal.

istanbul
hosting