|
29 Nisan 2017, Cumartesi
saat: 12:23
Buraya yazma şevkimi kaybettim sanırım içimden gelmiyor. Bu hafta anlatacak çokta şey vardı üstelik en önemlisi burcu bakdur'un bana imzalı kitabını göndermesi ve redaktörü ile tanıştırması oldu. şimdilik bi rutine bağlasada bu bağlamda herşey yolunda gidiyor bu camiaya kapağı tamamen atabildiğimde ölene dek orada kalacağım. Gerçi şimdiden bana yaşattığı heyecanın ve tanıdığım insanları görünce bu kadarı bile yeter dediğimi duyabiliyorum içten içe. Ama yetmez. Havalar güzelleşti. Ülke yerinde duruyor ama sanki bize ait değilmiş gibi mülteci gizinde yaşıyoruz. Hala aidiyet duyduğumuz kara parçaları,mekanlar,parklar,butik kahveler var. O yüzden sokağa çıkmak iyi gelebilir. Babasahne'ye gidilip tiyatro tozu yutulabilir hem Şevket abiyede destek çıkarız fena olmaz değil mi. Aymazlığımızın bedelini ödeyen Ahmet Şık'a içerde bir faydamız dokunmuyor bari bizden kopartılmaya çalışılan sanat-kültürün en önemli parçalarından sahne sanatlarına taşşak koyarak destek veren Şevket Çoruh'u yalnız bırakmayalım. Zaten biz bizeyiz öyle değil mi. Gece galatadaydım şehrin çatısında bu şarkı dilime dolandı. www.youtube.com/watch?v=1RMfeCEyTGs | ||
|
|
||