|
12 Mayıs 2017, Perşembe
saat: 00:10
Korkularım var... Düşündükçe daldığım daldıkça dağıldığım... Olurda ya birgün aşık olursam... Bugün bir söz beni öyle düşündürdü ki. Güzel birşey yaşadınız ve bitti. Sonra başka bir heyecan ama o denge yok.Sizi en çok yoracak şeylerden biri sizi tamamlamayacak diğer parçalar. En kötü ihtimalle kısa hayatınızda en az bir defa eksiklerinizin tamamlandığını hissettiğiniz anlar olmuştur. Sonra bu eksik yanlarınız bir daha aynı şekilde tamamlanıncaya kadar sürekli bir arayış var. O süreçte ya daha da iyisini bulmanız lazım yada eksik yaşamak zorunda olduğunuzu kabul etmelisiniz. Oldukça saçma sapan anlatıyorum farkındayım. Ama ben genelde bir cümle kurduğumda binlerce şeyi birlikte anlatıyorum. Sanırım tasarruf anlamında en kıdemli olduğum nokta.Az kelime çok anlam. Fakat genelde ters işliyor az kelime anlaşılmıyor Çok kelime ise asla anlaşılmıyor. Aslında hiçbirşey yapasım yok.Zorla yaşıorum desem yeri. Tercih etmiyorum - karar vermiyorum - rotasyon ve yenileme kabul etmiyorum - aslında hiç hareket bile etmek istemiyorum. Bunlara karşılık ne istiyorsun diye sorulsa koca bir hiç ve ondan daha büyük bir huzur isterim. Huzur da bana göre o kadar anlam olarak küçüldü ki seni ne huzurlu eder desen sessizlik derim. bu kadar basit. Herşey değerini öyle hızlı kaybetmiş ki Hiçbirşey umrumda değil. Hani evim yansa alev alev kül oluşunu içinde oturup izlerken bir yudum su dökmeden; Sonra ceketimi alıp çıkarım son kiriş düşerken. Ya herşey gereksiz,işe gitmek para kazanmak,eve dönmek konuşmak yemek yemek yada günlük yaşamak ifade edeceği bir anlam kalmamış Dinliyorum sadece ara ara nöbetlerim tutuyor patlıyorum. Var mı dünyada yok beklemeyen Var mı dünya da yok özlemeyen.. Bazen özlüyorum kabul... | ||
|
|
||