16 Mayıs 2017, Salı
saat: 21:04


Bugün kargocu için barbarosa doğru tırmanırken karşılaştık. Gözlerini gözlerimden alamadı, bende tabi. Daha önceden tanıştığın biriydi bu. Birbirimizde bi kaç saniyede olsa tutuklu kalmamızın sebebi buydu.
Gitmedim ama yanına, telefonumda işgüzarlık yaptı.Açtım bankaydı, sabah başıma açılan bir sorunu hallettiklerini söylüyodu.O esnada beşiktaşa doğru inmeye başlamıştı bile Gülşade.
Saçlarının renginden ve yolunda eğiminden onu rahatlıkla seçebiliyordum.

Hızlı adımlarla önce yanından sonrada önüne geçerek beşiktaşa doğru indim. İnerken aklıma yokuşu çıkarken gördüğüm sahafta umberto eco'nun gülün adı romanının olduğu sepetin 10 tl olduğunu hatırladım. Bu fiyata bu kitabı bulmak imkansızdı. Yanlışlık olmadığını teyit etmek için dükkana kadar girdim. Dükkanın sahibi kız gülerek hayır hayır gerçekten 10 lira dedi. Kitap tertemiz,bi kere okunup terkedilmiş bildiğin. Belki okunmamış bile,belki ilk 50 sayfadan sonra kenara fırlatılmıştır. Umberto amcayı herkes okuyamaz, biraz ağırdır. Neyse tam kitabı alıp dükkandan çıkarken Gülşade girmesin mi peşimden.
Az önce konuşmadım ama bu neydi şimdi. Kader ağlarını mı örüyordu yoksa başıma çorap mı örüyordu bilemiyordum.
Gene konuşmadım ama gerçi bu kez konuşamadım çünkü gözlerini benden kaçırdı direk.

Pişmanlıkla çıktım sahaftan. 45 liralık kitabı 10 liraya almanın mutluluğu kalmamıştı.
Meydana doğru yürüdüm, oradan akaretlere. Öyle amaçsızca yürümek ama.Sonra bir anda ani bi manevra ile alametifarika'nın önünden tekrar meydana doğru yürümeye başladım. Gözlerim gülşade'nin turuncu saçlarını arıyor. Her köşeye bakıyorum, gözlerim fıldır fıldır.
Tam ümidimi kesecekken kolumdan biri çekip beni bkmnin sokağına sokuyor.
Nolduğunu anlamaya çalışırken Gülşade'nin gülüşüyle kendime geliyorum.
Şaşkınlık ve heyecanın getirdiği saçma bir gülümseme beliriyor benimde yüzümde.
Beni mi arıyordun yoksa diye yüzüme muzur bir gülüş atıyor.
Belkide benden dobra bir cevap beklemediği için şaşırıyor ama evet diyorum. Etrafımızdan insanlar geçip duruyor.Seninle konuşamasaydım günlerdir uyku uyumaazdım heralde diyorum.
ooo ne kadar açıksözlüyüz diyor gülümsemesi biraz ciddileşiyor.

Bak bugün burda 2 kez karşılaşmamızın tesadüf olduğuna inanmıyorum ben. Bir kere olsa haklısın ama 2 1den büyük bir rakam işte bunlar hep temel matematik bilgileri.

Sonrası işe gidiyordum aslında ben ama bu konuşma işini sonra uzun uzun yapabiliriz belki deyip telefonunu verdi.

Miguel de unamuno'nun günlüklerinde o kadar çok mistik hava yakaladım ki hayatıma sirayet ediverdi birden. Böyle tesadüflere bayılıyorum.


www.youtube.com/watch?v=1ej7UkjdHNg

istanbul
hosting