|
12 Haziran 2017, Pazartesi
saat: 23:37
güzel oldu. hayat bir akışla akmaya başladı. daha doğrusu hep akıyordu ama ben yeni içine girebildim belki. nemrud biletimi aldım çok heycanlıyım:) jeffbuckley hakkındaki yazım ekşişeylere çıktı,mutlu oldum:) tam ölümyıldönümüne yetiştirmiştim. güle güle jeff buckley! sanıyorum bu yazının anlamını çok sonra anlayabilicem, fakat şimdilerde bile görebiliyorum biraz biraz, bir çemberi böylece tamamladım. oysa ne kadar dolambaçlı oldu.. sonunda ise herşey ne kadar da kolaydı. meğer ben bunun için mi beklemişim bu kadar:) oysa onların küçülüp ufalıp dışarıyaçıkmaları için bu kadar yol gitmem gerekirdi, yoksa o yolu yapmadan önce nekadar da korkutucu canavarlı kaotik bir yapıya sahiplerdi:) evet. nemrudunkızı. nemrudukızı. antiokios 1. müzekartımı yeniledim. fahrelnissa'nın soyutlarını gördüm. ilkdönemrüyalarımı hatırlar oldum bu dönem.tam yeri ve zamanında. o gün kendimi huzurlu,dingin,rahatlamış ve açık hissediyordum, hiç meyler içmezken bir garip sarhoş gibi etrafa baka baka geziniyordum, kahve almak için kafeye girdim, kasadaki çocuk bu benden olsun dedi, aa olur mu falan dedim, olur olur dedi, şaştım kaldım,ama hoşuma da gitti, kabul ettim bir güzel, hayata karşı açık olunca,hayat da sana kendi usulünce gelebiliyor,bunu bir kez daha anladım. fahrelnissa'nın soyut kompozisyonları. sirkecigarı vitrayları.haydarpaşada geçen seneki elinesağlıktanrım,leylaçokgüzelolmuş yazısının üstünü bu sene boyayla kapamışlar, ama gören göz yine o yazıyı görebiliyor:) bi de bu sıralar hep dave brubeck'in besame mucho'su ile jan johansson'un moskova geceleri.olmadan olmuyor:) | ||
|
|
||