|
21 Haziran 2017, Çarşamba
saat: 20:55
Düşünerek yazabilmek için müZiğin sesini kısmam gerekti çünkü çok şey var söylemem gereken. Öncelikle ekşisözlüğe baktığımda artık sadece anlık olaylara tepki veren ve sadece anlık olarlara verdiği tepkilerle o an yargılanan insanlar var. O an yargılanıyorlar veya övülüyorlar sonrasında o olay 2 gün içerisinde unutulduğunda o insanlar o şekilde devam ediyorlar hayatlarına. Yaşadığım her şeyde anlık olaylara tepki vererek ayakta kaldım çünkü çoğu zaman halim ve vaktim kendi olaylarımı yaratmama fırsat vermedi. O anlık verdiğim ve doğru olduğuna inandığım hamleler yapıp onların sonucu olarak övüldüm veya yargılandım. Genelde yargılandım tabi. Övüldüğüm pek durum olmadı iyi ve naif olmamdan başka. Onlarında İstanbul gibi bbir yerde övülüyor olmasının pek bir kazancı olmadığı için... ( bu araya 1 gece girdi. Dün yazarken kafası geldi ve tabii ki devam edemedim. 2 gündür etkisindeyim ve bu sayede işimi gücümü yapıyorum. Biraz daha pozitif şekilde ayakta kaldığımı düşünüyorum. Yapmam gereken işlerin içerisinde şu an yaşama lüksüm olmayan bir ilişki sonrası depresyonuna yerim yok. O yüzden kafamı yükseltip yükseltip çalışmaya ve işe odaklanmaya ihtiyacım var. Şu 3-4 günde 1 yılda bitiremediğim işleri hallettim. Dün yazıcaklarımı devam ettirmeliyim diye düşünüyorum çünkü genel bir özeleştiri ve yüzleşme kafası yaşamıştım kendi içimde, bunun da burada bulunmasını şart olarak gördüm.) Yargılanma konusuna dönücek olursam günce, sürekli anlık reaksiyonlar vermeye alıştığım için en kolay ve basit olanı seçmeyi öğrendim ve tabii ki şunu da öğrendim, en basit ve kolay olan seçenek her zaman yanlıştır. Bu sebepten verdiğim tüm tepkiler yanlış sonuçlara yol açtı. Ayrıca bu anlık reaksiyon verme duygu durumunu belki de uzun süreli plan yapacak bir amaç görmediğim için hayatımda kanıksamışta olabilirim. Bunun çıkışını bulamıyorum. Annemin gidişinin hayatımdaki izleri çok ağır ilerliyor. O süreç resmen beni hayattan soğutmuş. Bu soğuklukta sadece anlık reaksiyonlara sürüklemiş ve so uç hep hüsran. Hüsranı şöyle açıklayabilirim, banu'nun evlenmeyle ilgili ilk konuşmalarında tepki olarak vereceğim şey tabii ki pozitiflikti çünkü neden olmasındı, çünkü o yepkiyi vermek o an en basit ve en kolayıydı. Onun yerine bak banu, bu şekilde düşünmen beni mutlu etti ben de kesinlikle bunu düşünebilirim ancak bunun teklifi tamamen benim insiyatifimde olmalı ve bu teklifi edeceksem ben istediğim zaman edebilirim, bunun bir baskısını yaratacaksan veya bunun yüzünden kırgınlıklara uğrayacaksan gerçekten ilişkimiz daha fazla yara vermeden yollarımı ayırabiliriz" deyip sonrasında ayrılmak bugün ki durumda daha sağlıklı olabilirdi. O an ki en basit ve kolay çözüm olan durumu devam ettirmek, tartışmamak, açıklama yapmamak givi durumların büyüsüne kapılarak kolayını seçtim. Her zaman ki gibi. Tabii ki bu da 31yaşında, borç içinde, karamsar, bağımlı ve sıkıcı bir adama dönüştürdü. Sürekli yanlış kararların sonucu bu. Düşünmeden, anlamadan, cesurca davranmadan alınan kararların sonucu bu noktaya sürüklüyor ama sosyal ve arkadaşlık ilişkisi ama ticari ilişki hepsi bu. Bu saydıklarım olmadan alınan kararlar hep basit ve kolay olanlar, onat'ta tabii ki kolayı seçti. Bundan sonra hiç bir anlık gelişmeye ani tepki ve karar vermeme konusunda kendimi dizginleyeceğim. Karşımdakileri daha iyi dinlemeliyim. Kimsenin anlattığı skimde değil gerçekten günce yani o yüzden ne konuşuyolar falan bi kulağımdan giriyor diğerinden çıkıyor. Kendi düşüncelerimden başka düşünceye tahammülüm yok kafamın içinde. İşleri toparlamaktan başka kurtuluş yok ilk etapta, bu çile ne zaman güzel son bulucaksa o güne kadar zorlayacağım. Eylül sonu her şeyiyle bırakmanın peşindeyim. Hep kafamızın peşindeyiz di mi günce? Öptüm | ||
|
|
||