|
11 Temmuz 2017, Salı
saat: 20:30
Bundan tam 7 yıl evvel Tuğçeden ayrılıp Almanya'ya gitmeye kalktığım zamanlar. Danışmanlık şirketine giriyorum. Hemen kapının eşiğinde danışmanım olacak Olcay hanımın odasının yanında masada bir genç bayan. Ama nasıl güzel,nasıl şeker birşey. Gitgel yapa yapa onunlada muhabeti ilerlettim. Şimdi olsa yapabilir miyim o kadar bilmiyorum. Zamanla ısrarcılığımı kaybettim veya törpüledim mi demeliyim. Belki yaşın verdiği olgunluk. Neyse işte. O zaman ısrarımın karşılığını alıyorum, yani almak üzereyim fakat kafama dank ediyor. Ben Almanya'ya gitmek üzereyim, 4 yıllık ya da daha fazla olması muhtemel bir süreç. Şimdi birşeyler yaşamak ne kadar anlamsız.Ona da,kendime de bunu yapmaya hakkım yok. Karşıma alıp konuşuyorum. Avustralyalı ama türkçeye hakim. Zaten olmasa nasıl danışmanlık yanında sekreterlik yapacaktı dimi. İçim kan ağlaya ağlaya anlatıyorum. Onu çok istediğimi söylüyor ama bir yandan da yarım kalacak olmamıza sövüyorum. Böyle bitti. Ben Almanya'ya gidemediğimle o da ülkesine geri döndüğüyle kaldı. Benim yüzümden dönmedi tabi ki. Müziğe fazlasıyla ilgisi ve tabii ki yeteneği vardı. Tam olarak instagram'ın hayatımıza girdiği andan beri onu tekrar takip etmeye başlamıştım. Geçenlerde single'ını çıkardı. Spotify'e de düştü. Kendimi bir tuhaf hissettim. Biraz da gururlu.Sanki bana ne oluyorsa:) Umarım başına hep güzel şeyler gelir.Umarım hiç keşke demediğin bir hayatın olur. www.youtube.com/watch?v=PkNy_8a_Ez8 | ||
|
|
||