|
23 Temmuz 2017, Pazar
saat: 13:53
yazılacak çok şeyler ve yazılan hiç şeyler. zaman. sindirmek için zaman. özümsemek için zaman. uzay-zaman sürekliliğini kaybettimdi geçen hafta. bence tabii ki newtonun mekanistik yaklaşımına karşı, izafiyetin bütüncül organik bir yapısı vardı, şu an benim hissettiğim şeyler televizyondan bana yansıyordu, sanki bana söyleniyordu benim aklımdakiler. fiziğin taosu'na başladım sonunda. işte bunlar hep ordan-dı. şu önemli: elektronlar sıkıştırılınca daha da hızlı hareket ederek tepki veriyorlar. 3 boyutlu mutlak uzay yok, uzayzamanbütünlüğü var, ve bükülebilirliği var uzayın. einstein the son uzaybükücü! mizaha atladıysam demek, ben de tam sindiremedim, sindirdikten sonra bilahare yazmak gerek. yaz ayları caz ayları. swing diyor emin fındıkoğlu, koşmak deriz hani biz diyor müzikte koşmak vardır -temponun sürekli artması-, swing koşmadan aynı hızda giderek koşuyormuş hissi uyandırır diyor emin fındıkoğlu. böylece en güzel tanımı yapıyor. sanki böyle "sürekli bir yuvarlanma hissi". bana göre en swingli olan şarkı aklıma geliyor: tabii ki pervane. :) hala tekrar tekrar dinliyorum genco arı versiyonunu. pervane'ye bir yeni şarkı daha katıldı bu sıralar: eugen cicero'nun chopin prelude yorumu. yeni tanıştım kendisiyle. cicero da klasik müziği swingleştirmiş, birsürü albümler yapmış zamanında. bachlar,chopinler,scarlattiler...piyano piyano bacaksızlar. duraksama dönemlerimdeyim sanırım şu sıra. eyleme geçmem gerek. ama eyleme geçmeden önce biraz sindirmem de gerek. biraz zaman. sonra eylem! kitap bayaa etkiledi ve bayaa heycanlandırdı. fritjof capra, önce genel bir görünümü anlattı, sonra fiziğin yolu'na başladı, thales'ten, pisagordan, demokritos'tan geçti, newton'a uğradı, laplace'ı selamladı, einstein'a kadar geldi. newtoncul anlayıştan sonra einstein'ınki tamamen bir devrim hakikaten. newtoncul bir zihin için(kütle ve kuvvetler, biribirinden bağımsız cisimler), izafiyet-kuantum'un bütüncül, "önemli olan maddelerarasıilişki", "kütle yok kütle dediğin yüksekenerjiliprotonnötron büyük boşluk ve eletronlar" diyen yaklaşımı karşısında apışıp kalabiliyor insan. yani bence 1900lerin başında einstein bişeyler söylediğinde, insanlar da apışıp kalmış olmalı. e ama biz yıllardır mekanik diyorduk newton diyorduk doğa yasaları diyorduk? yıllardır bildiğimiz her şeyi meğer yanlış mı biliyormuşuz? deprem etkisi. hani toprak nasıl güvenlidir, üzerine basarız, o hep oradadır bizim yürümemiz,durmamız,koşmamız,uzanmamız,hareket etmemiz için bir zemin sağlar; o sağlamdır rijiddir,stabildir; ne yapsak etsek de o hep ordadır; sonunda hatta onun içine gireriz ve gideriz buralardan. ama ya o toprak kayarsa? sağlam değil miymiş yani bu toprak? ne olduğu belli değil miymiş? o hep orada değil miymiş?ona güvenemez miymişiz? işte buyrunuz depremetkisi.! yüzyıllardır aşina olduğumuz fizik bilgilerini artık güncellememiz gerekiyormuş, bunu bize einstein söylüyormuş. birtaş. bin ich da! bence yüzyılın başındaki soyutsanatın çıkışında bu gelişmelerin de payı olmalı. neyse devam! haftaiçi gölcük'e gittim,fordotosan.eğitim merkezi.ford tedarikçilerini çağırıp eğitecekti, çeğırdı,biraz bişeyler söyledi,biz de dinlemiş olduk. çimler,çamlar,kiremitrengibina,içerden gelen norahjones sesi o kadar hoşuma gitti ki başkabirişyerimümkün! , başkabirişhayatımümkün!, başkabirkariyerplanımümkün!, hatta başkabirmeslekmümkün! derken buldum kendimi. tek artısı bu oldu sanırım oraya gidişimin. bir de güzel bir heykel gördüm zamansız tanrıça. hoştu. evet, çözüm bulmam gereken problemlerim artıyor. bir an önce bu konulara eğilip çözüm konusunda adımlar atmam gerekiyor. işte böyleli! | ||
|
|
||