|
31 Temmuz 2017, Pazartesi
saat: 19:56
Rüzgarsız bir bahar akşamıydı. Evime gelmiş günün yorgunluğunu üzerimden atmak için ılık bir duşa girmeyi hayal ediyorken hemen yan binada ilgi çekici bir karartı gördüm. Bir kadın gölgesiydi ama kalbimin gümbürtüsüne anlam veremiyordum. Bu yaşıma kadar defalarca türlü kadın güzelliklerine şahit olmuş kendime inanamıyordum. Sürmeliydi perdesi, pencerenin yarısına kadar çekmiş göğüsleri ve kalçası arasında kalan hafif balıketli tabir edebileceğimiz bir bel.Tek görünen buydu. Ne kadar cüretkar görünüyordu. Yaptığım şey röntgencilikti bu yüzden tedirgindim ama beni oraya çeken birşey vardı işte. Kötü bir niyetimde yoktu sadece biraz merak. Kimdi bu gizemli kadın? Pencere hep aynı kıvamda açık,gözüm devamlı orada. Silüeti koridorun derinliklerinde kayboluyurdu ışık kapandığı anda. Vahşi birer hayvan gibi beynime hücum eden düşünceler beni rahat bırakmıyordu. Kendimi ahlaksızlıkla suçlarken bir yandan da içimi kemiren bir merak duygusuna esir düşmüş,şehvetin oyuncağı oluvermiştim. Gece yarısı tatlı uykusuna yatmış olmalı ki sabaha kadar ışığı yanmadı. Gözümü kırpmadan sabaha kadar onu beklemiştim. Yağmurlu bir sabahtı,ılık ılık içime çiseleyen şehvetin damlacıkları gibiydi. Dünden beri üzerimdekileri çıkartmamıştım. Tüm gece onu belki görebilirim ihtimaliyle coşkulu bir ateşle tutuşmuş bir bez parçası gibiydim. Bir anda karşı penceremde gene bir hareketlilik. Bu kez gördüğüm tek şey ağzı ve boynu. Üzerinde beyaz ince bir elbise, uzaktan seçemiyorum bir tshirt'te olabilir. Tam emin değilim. Emin olduğum tek şey nefesini kıskandığımdı.O an ona benden yakın olan her nesneyi kıskanıyordum. İçerden boğuk sesli biri şarkı söylüyordu. Bu Leonard Cohen'dan başkası değildi.Müziğin ritmine vermişti kendini. Başı arkaya eğik,aralık dudakları nemli,kendinden geçmiş,kendini rüzgarın yumuşak dalgalarına,ılık ılık yağan yağmura bırakmış,mekanı zamanı,ve çevresini unutmuş dans ediyor. devam edecek... | ||
|
|
||