05 Ağustos 2017, Cumartesi
saat: 16:19


Duru'nun benim düş gücümdeki görüntüsünü abartan, onu ulaşılmaz,acımasız ve gerçeküstü boyutlarda bir büyüklükte gösteren bir güç yayma meziyeti vardı zihnimde.
Düş gücüme çekici gelecek,baştan çıkarıcı şeylerin kraliçesiydi.

Onun ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışırken bir yandan onun hayran olduğum taraflarının keyfini sürmek için sürekli onunla konuşmaya,onunla birşeyler paylaşmaya çalışıyordum. Bu bazen okuduğum kitaplarda ona rastladığım pasajlar,bazen gözlerini gözlerime düşüren şarkıları, amatör olarak çizdiğim karakalem resimleri oluyordu.
Bazen bişey sorduğunda ona yanlış anlaşılmamak için kelimeleri seçerken geçen ki kısa sürelerde sigarasının henüz küllenmemiş ucunu cam küllüğün kenarına şiddetle vuruyordu. Bu onun sabırsızlığını gösteriyordu birazda.

Ne zaman ona yaklaşsam dolu bir bardak dudaklarının arasında parçalanmış gibiydi. Gene de bedenimde açılacak kesiklere,yaralara hazırdım. Hayatımda hiç bir insana bu denli uzak ama bir o kadar da yakın olmamıştım. Düşlerde ki gibi bir romantizmin coşkusuna sürüklenmiş hazlarla dolu bir yaprak gibiydim.

Oysa duvarlarını yıkıp gelebilse öyle şiddetle ve gözü kararmışlıkla öperdim ki onu ,sevgimle hırpalardım. Hararetten bitkin düşmüş ve susuzluğumun gideremeyeceğinden korkan birinin su içmesi gibi öperdim.
Tüm kör bencilliklerimden sıyrılarak gelmiştim.

Onu bekliyordum o akşam. Yola vuran her gölge ile yüreğim ağzıma geliyordu.
Ve sonunda sanki gökte kayan bir yıldız gibi sokağın ucundan göründü tüm ışıltısı ile.
Vesta bakirelerinin eski zamanlarda kendilerini adadıkları Venüstü sanki.

Bu kadarı da fazla olmuyor muydu sahi? Tüm evrende hangi erkek arzuladığım ve yanan ellerimin alevleri içinde üstünde gezindiği bu güzelliklere benden daha layık olabilirdi

Yaklaştı,yanıma geldi.Hilesiz gözleri adı gibi bakıyordu bana. Yeryüzündeki tek tanrım olan Vicdanım bana birşeyler söylüyordu o an.
Kaçınılmazı yaşayıp ardından gelen hüzünün onu daha çekici hale getirdiği gerçeği ile yüzleşiyordum.

Onu içeri davet ettim. Umutsuzluğum, küçümsenmiş sevgim ve cesaretimden başka dayanağım yoktu.

Dünyamı ondan saklamadım.Dünyamı ona masallarda ki gibi anlatmadım. Herşeyin duruluğunda tutarlıydım. İyiyi kötüyü gülü ve dikeni, herşeyi anlatmıştım.

Entrikaların uzağında bir sahil kasabasındaki martılar kadar özgürdü ruhum o gece.

devam edecek.

www.youtube.com/watch?v=tCXeYq6KYZc

istanbul
hosting