|
08 Ağustos 2017, Salı
saat: 21:18
Güneşin son ışıklarının balkondaki çiçeklerle vedalaştığı saatlerde gök mavisi giysisi kadifeden,eteğinde altın rengi işlemeler yay şeklinde. Her gülüşü sanki açık ilkbahar göğü gibi, o yokken de herşey puslu bir karanlıkla örtülüymüş gibiydi Ondan evvelki hüzünlerimi ıslak otların, soğuk kırağıların arasında bırakmıştım. Onun bana geldiği şenlik havasının şıkırtılarında mutluluğun sesini duyuyordum. Soylu kadınlara dair okuduğum masallar,öyküler gibiydi. Çiçeğe durmuş bir meyve ağacı kadar kutsal. Masal yakutlarının en ağzı sıkı ormanlardan bile ışıldadığı gibi bilinirdi zihnimde. Böyle kodlanmıştı onu gördüğüm ilk andan itibaren. Hayatın şaşaasını mükemmel hale getirecek görülmemiş bir kır çiçeğinin cazibesine sahipti çünkü. Damarlarında erguvan rengi kan akardı. devam edecek www.youtube.com/watch?v=iOcC08EQaWs | ||
|
|
||