14 Ağustos 2017, Pazartesi
saat: 22:52


dişbuğdayı güzel geçti, yigenim iyice ponçik bişey oldu. ben de istiyorum ama kimden yapacağımı bilmiyorum. aday sayısı üçe çıktı. hadi hayırlısı. birisi sadece donör, biri sevgisini süper verir ama kendi de çocuk, diğeriyle nasıl olur hiçbi fikrim yok ama paramız olur o kesin.

dişbuğdayından sonra s.'in düğününe gidecektim ama onun yerine ekip h'la buluştum, yine sevgilisiyle ne kadar mutsuz olduğundan bahsetti. ertesi akşam yine görüştük ve öğrendim ki ayrılmışlar. bu sefer ailesine de bahsetmiş ve şimdiye kadar sorun hep buydu. onlar da baskı yapıyorlardı devamı için. neyse... yine sevincimiz kursağımızda kaldı çünkü beyimiz acı vatan almanya'da bulmuş birini, evlenirim ben onunla diyor, kızın kariyeri süper, güzel de baya. bilmiyorum ne halt ederler.

kendimde çözemediğim ise şu; de ki bu herif yana yakıla bana geldi, iki gün sonra kesin aldatacak, fıtratında var. o zaman ne yapacağım. şimdi de ağlıyorum ediyorum,bir şekil kabulleniyorum ama aslında tam olarak benim olmadığı için bu böyle. aslında gerçek bi ilişkimiz yok, o aslında hiç yok, o yüzden bazı şeyler kabul edilebilir geliyor.

bugün "ne güzel kurtulmuştum senden, ne halt etmeye geri geldin" dedim, "hayatını sikip atmak için" dedi. well said my dear...

konuşmaya başladığımızdan beri bok gibi uyumaya başladım.

bana akıl verecek çekip çevirecek birine ihtiyacım var. nokta.

ya da ö.'ün dediği gibi kim ne derse desin boş, tüketmeden geçmeyecek.

günün şarkısı: ajda pekkan - kim ne derse desin :)

istanbul
hosting