|
10 Eylül 2017, Pazar
saat: 22:43
Ne geceydi ama! Dün sokaklarda avare avare dolaşırken E. ile tanıştım. Kendisi İstanbullu bir kadın. Benden daha manyak çıktı, buradan Minsk'e gidecekmiş falan. Türk erkeklerinden imtina ederek takılıyoruz derken bana Amerikalı bir siyahi abimiz "Hi!" demek suretiyle askıntı oldu. Sonra olaylar gelişti tabi. Detay vermeyeyim ama akıllardaki şu soruyu cevaplayayım hemen; hayır, o kadar büyük değil. Sabah aynı abimiz, ki biz kendisine bundan böyle R. diyelim, Turkish food yapmamı rica edince, "Kalk da insan gibi bi kafede kahvaltımızı yapalım." diyemedim tabi. Neden? Çünkü damarlarımda Türk kanı akıyor. Menemen yaptım. Menemene soğan konulmaması gerektiğine de ikna ettim kendisini. Pek anlamadı gerçi, ok. dedi. Hoff, işte farklı kültürler olunca böyle oluyor. En basit şeyi anlamıyor. Bu arada bu adama pek güvenemiyorum. Pek nazik, pek romantik takılıyor ama bence fazla uzatmamalıyım. Öte yandan A. ile de pek iyi değiliz. Böyle olacağını biliyordum. Belki Türkiye'ye dönünce düzelir bilmiyorum ama gereksiz bir ilişkinin peşinden koşuyorum gibi geliyor. Hani içindeyken de ne kadar saçma olduğunu sezersin ama kendini bir şekilde kandırırsın ya? O haldeyim. I know, I know. Üstesinden geleceğim. Öğlen yediğim Ukrayna mantısı hala midemde, çok pis oturdu. Çok yorgunum. Çok uykusuzum. Çok depresifim. Yarın ola hayrola. | ||
|
|
||