|
12 Eylül 2017, Salı
saat: 16:51
Yıllık iznimle birleştirdiğim yorucu bayram tatilini geride bırakarak İstanbul'a döndüm. Yorucu olması tamamen gece hayatı ve geri kalan zamanlarımda ebeveynleri mutlu etme telaşesinden kaynaklanıyor. Bayram ziyareti yapmadım çünkü insani yardımları farklı şekilde değerlendiriyorum ve samimiyetsiz akraba ilişkilerinden hazzetmiyorum. Ada'ya her gelişimde rakı balık yada rock'n roll aktivitelerini sınırlama düşüncesinde oluyorum. pratikte öyle olmuyor ne yazık ki. D'nin gebeliği de gece geç saatlerde eve girmemi engellemedi.Tuhaf olan bunu kendisinin talep etmesi. "Eve gidelim" dememe rağmen saatlerce oturup beni dinlemesi sanırım alkollü iken yansıttığım kişiliği beğenmesinden kaynaklanıyor. Günlük yaşamda çok konuşan biri olmadığım için kendisini bu zevkten mahrum bırakmıyorum ben de. Özetle İzin sürecinin yarısını hangover'la yatakta geçirerek tatili tamamladım diyebilirim =) En iyi yaptığım aktivite ise mümkün olduğunca milli parka gidip yüzmek oldu. lise dönemlerinde hemen her gün şnorkel ile denize giderdim. Uzunca bir süre ara vermiştim dalmaya. Kışları gerçekleştirdiğim Asya turları bu alışkanlığı geri çağırdı sanki. Afedersin ama Ada'nın denizi de Florya Halk Plajını geçti. Dalıp görecek bir şey kalmadı. Deniz keyfini yaşamak için her gün 50 km yol katedip Dilek Yarımadası'a gitmek ve benzin harcamak biraz üzücü. 20 günlük tatil sonrasında çıkardığım ders ise kimseye akıl vermemem gerektiği. Bu ısrarın bana ve yakın çevremdekilere hiçbir katkısının olmadığını 36 yaşında bir kez daha anladım. söylemek tuhaf olacak belki; 20 milyon insanın yaşadığı, kirli ve gürültülü bir şehirde daha çok dinleniyorum. Yaşam alanımda kendi düzenimi yansıtamamak ve tercihlerimi kabul ettirememek sinirlenmeme sebep oluyor. OKB maalesef ilişkilerimi bozuyor hem de en sevdiğim kişilerle... Bunu çözmek için her yerde ev alacak değilim, yakınlarımı mümkün olduğunca özgür bırakmak işleri yoluna koyacaktır, biraz da umursamaz olup kısa süreli yurt içi ziyaretlerinde bulunmak iyi gelebilir =) Pazar günü de D.ile Eminönü'nde bebek malzemeleri satan bir hana gittik. bu işleri toptan halletmek istiyorum. taksit taksit ürün satın almak ve süreci yaydırmak hoşuma gitmiyor. beşik, bakım ürünü bebek arabası ıvır zıvır aynı gün hallolsun istiyorum market alışverişi gibi. Araştırmadan gittiğim için ne yazık ki mağazaların kapalı olduğunu öğrendim ve kendimi botanik çarşısında buldum. üzerinde meyveleri de olan şirin mi şirin bir gemlik zeytini buldum ve saksısıyla balkonun köşesine koydum. Sardunya,mine ve zeytin fena olmadı hani, inceden bir Ege esintisi verdi Mecidiyeköy'ün göbeğinde =) Umarım kızım ayaklandığında bu ağacı bahçelerden birine beraber dikeriz. Narcos 3.sezon da sağlam girdi. Bıyık bıraktıracaklar adama valla =) | ||
|
|
||